UMUTLARINI ASLA KAYBETME
• 17/9/2009 - hayata dair
hayata dair Kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç kıl saç görmüş... “Hımm” demiş, “Galiba bugün saçımı örgü yapacağım...” Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş! ... Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış, kafasında iki tel saç kalmışmış.... “Hımmm” demiş, “Bugün saçımı ikiye ayıracağım...” Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş.. ... Bir ertesi gene kalkmış, aynaya bakmış, kafasında tek tel saç var. “Tamam, tamam” demiş, “Artık bugün at kuyruğu yaparım...” Öyle de yapmış ve çok çok güzel bir gün geçirmiş...
Daha bir ertesi, aynaya baktığında, kafasında bir tek tel bile kalmamışmış! “Waaw” diye bağırmış; “Bugün saç derdim yok!..” ... Davranış her şeydir... Gerektiğinden kibar ol! Basit yaşa, cömertçe sev, yürekten düşün sevdiklerini, tatlı konuş... Hayat, fırtınanın geçmesini beklemek değildir!...
(...Aişe Hümeyra Türker yolladı)
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 18/7/2009 - hayata dair
hayata dair -İyi insanlar, hayatın her yönünü severler, şikayet etmekle ya da olayların daha değişik olmasını istemekle vakit kaybetmezler... ... -Sevgi anlayışları, sevdiklerine hiçbir değeri zorla kabul ettirmemeyi gerektirir... ... -Çok açık ve dürüst konuşurlar... Çünkü vermek istedikleri mesajları, başkalarını memnun etmek için dikkatli sözcükler arkasına gizlemezler... ... -Kendilerini şikayet etmeden kabullenirler... Fiziksel benliklerini, sahteliklerle gizlemezler... Gülmeyi ve başkalarını güldürmeyi iyi bilirler... ... -Başka insanları çok iyi anlarlar ve asla şaşırıp şok olmazlar... Gereksiz kavgalarda asla taraf tutmazlar... İnsanlar hakkında konuşmaz, insanlarla konuşurlar... ... -En önemlisi bu insanlar kendilerini severler... Kendilerine acımak, kendilerini reddetmek, kendilerine öfkelenmek için zamanları yoktur. Sorunları vardır, ama sorunların onları duygusal çöküntüye götürmesine izin vermezler. Tökezleyip düştüklerinde, tekrar ayağa kalkar ve sızlanmadan yaşamaya devam ederler... ... -İyi insanlar, mutluluğu kovalamazlar... Sadece yaşarlar ve mutluluk onları bulur... Gerçekten nadir bulunan insanlardır, onlar için her gün mükemmeldir... (...Dr. Wayne)
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 18/7/2009 - Kaçıncı saati
Kaçıncı saati Bu yalnızlığın Bende ayrılığın Yorgun hali var Nasıl yenik düştük Bilemiyorum Yüreğimin sana Dargın hali var
Yağmur beni izliyor Sokaklar ıslanıyor Hala bütün şarkılar Senin için çalıyor
Görmediğim şehirde Sana dokunmalıydım Bu hasret akşamında Yanında olmalıydım Hakkı YALÇIN |
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 7/7/2009 - Adın Aşk, Soyadın Ne?
Adın Aşk, Soyadın Ne?Adım aşk der gibi bakıyorsun, soyadın ne? Hangi zamanda edilen bir duaya karşılık geldin? Artık şarkılardan fal tutmuyordum ve kimse için söylenecek bestem kalmamıştı, o yüzden mi buradasın? Adın Aşk, Soyadın Ne? Aşkın kendisiymişsin gibi yürüyorsun yollarda, tafran da bundan olmalı. İnandırabilecek misin kalbimi? Sevda dediğin vurgunları önceden çok yedim ben, şimdi derin sularda yüzmüyorum, bir okyanusun ortasında huzurla maviliği izlemek gibi hayallerim de kalmadı. Kandırabilecek misin? Duvara nasıl çarpıldığını bilirim, ayak sesi dinlemenin hazin yalnızlığına da batıp çıkmışlığım vardır. Senden önce geçtiğim bir ömürden kalma anılarım var aklımda, birazı karanlık ve acı, silebilecek misin? Beynimin derinliğinde sesler, yüzler, fotoğraflar, kalabalık ve karmakarışık, eline bir fırça alıp, beyaza boyayabilecek misin? Şimdi olduğumdan farklı biri yapmaya çalışmadan sevebilecek misin? Bu halime gelmek için çok bedeller ödedim. Bir çamur parçasıydım, şekillendim önce, sonra cehennemlerde yandım alev alev, şeklim bozulmasın diye. Sonra boyandım, gri de bir renk değil midir? Lafta kolay gelir de, yaşaması ağırdı. Gördüğünden başka bir ben var içimde, onu bulup çıkarabilecek misin? Dilimin suskunluğuyla, aslında ne ağır konuştuğumu duyabilecek misin? Cümlelerim içinden ışık hızıyla geçecek mi, yoksa gerçekten dinleyecek misin? Bağırırsam herkes duyar elbette, önemli olan sessizliğime bakıp, ne dediğimi anlayabilecek misin? Sıradanlaşmayı ben de bilirim, hatta kolay bile olurdu, tırnak içinde veya büyük harflerle anlatmak derdimi ama ruhum yaşlıdır benim, görüntüme bakma. Biriktirdiğim yıllara neler sığdırmışım, sayabilecek misin? Kafam bozulsa bir gün, basıp gitsem uzaklara, kimseye haber vermeden, gizlice; peşime düşüp gelebilecek misin? Aşk uğruna yollara düşmek ne demek, en iyi ben bilirim. Öyle büyük bir yürek lazımdır ki, gidenin ardından, aynı hayale koşabilmek için. Kendinden, düzeninden, alışkanlıklarından vazgeçip, bir sevda uğruna kalkıp gidebilecek misin? Biraz zor gelmiş olmalı isteklerim. Tok misafir ağırlamak gibidir benim aşkım, bütün bunları göze alabilecek misin? Biraz pazarlık edelim istersen. Sen inandır ve kandır beni, kimsenin sevemeyeceği kadar büyük bir kalp vereyim karşılığında. Başkalarından sakladığım, temiz kalmış yanımı sana emanet edeyim. Beyaza boyayabilirsen hafızamı, ben de gençliğimi, sonsuz güveni, sadakati, neşeyi ve mutluluğu vereyim sana. İçinde hiç siyah barındırmayan bir kadın teslim edeyim. Öyle ya, hafızası olmazsa insanın, kötülüğü bilir mi? Sen değiştirmeden sevmeyi becer, ben fark etmeden sana dönüşürüm zaten. Cümlelerimin altını doldur sen, ben de en güzel aşk şiirlerini yazayım adına ve bir sözüne canımı vereyim. Sen düş peşime gel, tutkuna hayran kalıp, ömrün boyunca yaşayamayacağın bir hayatı ayaklarının altına sereyim. Adım aşk demiştin galiba, peki soyadın ne? Ayrılık mı?.... alıntı |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 2/7/2009 - Büyük Aşklarım Nerede?
Büyük Aşklarım Nerede?Tüm ruhum kesiklerle dolu, gördüğün kan değil, ruhumun gözyaşları. Yara bere içinde bir aşk savaşçısından fazlası olmayan kalbimle birlikte dayanmaya çalışıyoruz, kendini tüketmeye uğraşan şu koca dünyaya. Büyük Aşklarım Nerede? Neden çaresi bulunmuyor, yıllarca gönülde biriken acıların? Her tecrübeden yenilgiyle çıkmadım elbette, ama çoğunda gururlu bir malubiyet satın aldığım doğrudur. Kaderin önüne geçmeye çalıştığımda, büyük hayal kırıklıkları biriktirdim. Koleksiyona doğru gidebilir hatta, ertelediğim ve elimde kalan düşlerim. Kimseyi kendimden daha fazla üzmedim, en azından bilerek. Kendimden fazla zarar verdiğim insanlar da olmadı ama çoğunu içimdeki benden çok sevmişliğim vardır. İşin trajik tarafı, en çok sevdiklerimden darbe almış olmamda saklıdır. Şimdi senin, sadece gözlerinle bakarak gördüğün, bir bedenden öteye var edemediğin bu kadın, gülümsemelerinin ardında çok kırılmışlıklar gizledi. Kimseye göstermeden, üstü örtülü kahredişlerini, makyajının altında uyutmuşluğu çoktur. Sesinin titremesini duymasınlar diye, şen kahkahalara boğulduğunda, kim bilir kaç bakış, hafif meşrepliği sıfat olarak yapıştırmıştır arkasından? İçten bir kucaklamaya, candan bir tebessüme, sahiplenilmiş bir sevgiye olan açlığımla, sokaklar boyu yürüyerek, kalabalığın arasında kayboluyorum. Fark etmesinler istiyorum. Birisi, sadece bir kişi bile gözlerime bakar da anlarsa içimdeki aciz yanı, daha çok yıkılırım gibi geliyor. Güçlü duruşumun, dilimdeki küfürlerin, belki heybetli ve asla kadının zarafetine yakışmayan kaba yürüyüşümün ardında gizlediğim halim, kırılganlığımı korumaktan başka bir şey olamaz. Zaman zaman boş vermek geliyor içimden. Yeni gelecek acılardan korkarak yaşamak, aslında yaşamak mıdır diye düşünmüyor değilim. Zaten en ağır ve koyusunu görmüşsem gecenin, bundan böyle gelecek olan, gönlümün tadını bildiklerinden biri değil midir? Öyle olmalı ama ya değilse? Kendi ağırlığımdan fazla çekerdi, aklımdaki düşünceleri tartmaya kalksam. O yüzden çok yavaş hareket edebiliyorum. Bir yerden, başka yere geçerken, bedenim gidiyor fakat bir bakıyorum, ruhum ve aklım oturmaya devam ediyor. Dönüp almak lazım, dönemiyorum. Boş bir çuvaldan ne farkı var ki içinde akıl ve ruh taşımayan bedenin? Bunların hepsi belki de bilinçaltımın şakalarıdır. Ama senin gördüğün şu kadının içinde kıyamet yaşanıyor. Etrafımı izliyorum, kadınları, erkekleri, doğayı, gündüzü, geceyi, hayvanları, hep bir koşturmaca var. Kim kimin arkasında, yanında duruyor belli değil. Sonra kendi etrafıma bakıyorum, uzakta ama çok uzakta birkaç hayali silüetten başka canlı görünmüyor. Peki, o büyük aşklarım, tutkuyla bağlandıklarım, dostlarım, sevdiklerim, uğruna can verebileceklerim neredeler? Bununla yüzleştiğinde dağılıyor insanlığım, kırılıyor ama senin gördüğün gözyaşları bir yanımdan akıyor, en saf olandan, kadınlığımdan… alıntı |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|